Akdeniz anemisinin 3 farklı tipi var..
Doç. Dr. Asu Fergün Yılmaz "8 Mayıs Dünya Talasemi Günü" nedeniyle “Talasemi” veya diğer adıyla “Akdeniz anemisi” hakkında açıklamalar yaptı
8 Mayıs 2024 - 21:16

Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Kliniği uzmanlarından Doç. Dr. Asu Fergün Yılmaz, toplumda sık görülen demir eksikliği anemisiyle Talasemi taşıyıcılığının karıştırılmaması gerektiğini belirterek, basit kan testleriyle belirlenebilen bu iki hastalık arasındaki ayrımın yapılmamasının, Talasemi taşıyıcılarının gözden kaçmasına neden olabileceği uyarısında bulundu.

Vücutta sağlıklı olarak yer alan kırmızı kan hücrelerinin üretimini etkileyen kan bozukluğu olarak tanımlanan Talasemi, Akdeniz çevresindeki ülkelerde sık görülmesi nedeniyle "Akdeniz anemisi" olarak da biliniyor.

Anne ve babadan çocuklara kalıtsal olarak geçen Talasemi, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu Akdeniz çevresindeki ülkelerde önemli bir halk sağlığı sorunu olarak görülüyor.

“3 tip Talasemi var”

"8 Mayıs Dünya Talasemi Günü"  nedeniyle açıklamalar yapan Yılmaz, 3 tip Talasemi olduğunu belirterek, şu bilgiyi verdi:

"Birincisi bizim hasta popülasyonu dediğimiz Talasemi, majör olarak tanımladığımız gruptur. Bu grup hayatları boyunca belli aralıklarda üç dört haftada bir kan nakline ihtiyaç duyarlar.

Bir diğer grup Talasemi taşıyıcılarıdır. Talasemi taşıyıcıları aslında hasta değildir ancak evlendikleri durumda bu kişiler hasta çocuklara sahip olabilirler ve bu yüzden Talasemi taşıyıcılarının toplumda belirlenmesi gerekir.

Bir diğeri ise “Talasemi intermediate” dediğimiz bu iki grubun ortasındaki hastalardır. Bu hastalar da Talasemi taşıyıcılarına göre daha ciddi kansızlıkla hayatlarını geçirmek zorundalardır. Belirli dönemlerde kan nakline ihtiyaç duyarlar ama diğer majör grubuna göre çok daha düşüktür kan nakli ihtiyacı."

Talasemi hastalığının takibine değinen Yılmaz, genetik danışmanlıkla hamilelikte de bebek doğmadan hasta olup olmadığının belirlenebildiğini aktardı.

Doç. Yılmaz, hastalıktaki en önemli tedavi yönteminin kan nakli olduğunu dile getirerek;

"Yaklaşık üç ila dört haftada bir hasta özelinde karar verilen bu kişiler, rutin kan nakli almak zorundalar. Bunun dışında fazla kan nakline bağlı olarak organlarda demir birikimi olmakta. Bu demir birikiminin organlara hasar vermemesi için ağızdan haplarla bunun engellenmesi sağlanmakta. Bunun dışında kök hücre nakli ve genetik tedavi yöntemleri de uygulanabilmektedir" dedi.

Türkiye'de hastalığın farkındalığının yüksek olduğunu aktaran Yılmaz, evlilik öncesi testlerin yaygın ve rutin hale geldiğini anlattı.

“Kadınlardaki kansızlık talasemiyle karıştırılmamalı”

Doç. Dr. Yılmaz, bu hastalıkla ilgili yeni tedavi yöntemleri, kanın daha yüksek tutulmasına yönelik çalışmalar, genetik testler ve genetik tedavilerle ilişkin çalışmaların Türkiye'de de devam ettiğini bildirdi.

Talasemi hastalığında kadınlarda bir yatkınlık söz konusu olmadığını aktaran Yılmaz, kadınlardaki kansızlığın talasemiyle karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.

Kadınlardaki kansızlığın nedenlerinden birinin adet dönemlerindeki kan kaybına bağlı demir eksikliği anemisi olduğunu anlatan Yılmaz, şöyle konuştu:

"Bu çok önemli, çünkü demir eksikliği anemisiyle talasemi taşıyıcılığı çok karışabilen iki durum. Toplumumuzda demir eksikliği anemisi de çok yaygın gözükmekte ve demir eksikliği anemisi olan kişilerle talasemi taşıyıcısı olan kişilerin tanılarının ayrılması çok önemli.

Basit kan tahlilleriyle bunların tanısını koyabiliyoruz. Bu niye önemli? Çünkü demir eksikliği olan kişilerin çok basit demir haplarıyla tedavileri mümkün, çocuğa geçmesi gibi herhangi bir durum söz konusu değil.

Demir eksikliği anemisiyle talasemi ayrımını tam olarak yapamazsak, talasemi taşıyıcılarını gözden kaçırabiliriz."

Kaynak için tıklayınız

Bu haberleri de okumak isteyebilirsiniz :

Bu sayfadaki yazıların tüm hakları ilackonusu.com.tr'ye aittir.

"www.ilackonusu.com.tr" biçiminde açık kaynak gösterilmek kaydıyla (link verilerek) içerik kullanılabilir.

Açık kaynak göstermeden (link vermeden) yapılan alıntılar için yasal takip yapılacaktır.