Avrupa’da ülkelere göre sokak hayvanlarının durumu..
Avrupa ülkelerinin çoğu sokak hayvanları konusunu düzene koymuş gibi görünüyor; bu konuda çıkarılmış yasalar var. Ülke ülke bakalım Avrupa’ya..
2 Ekim 2023 - 21:53

Sokak hayvanları konusu bir “mesele”; sıkça gündeme gelen bir konudur bizde. Sokak hayvanları ile daha doğrusu başıboş köpeklerle, her yaştan çocukların yaşadıkları vukuatların eksikliği çekilmez.

Her vukuatın arkasından da, konuyla resmi veya gönülden ilgili kesimden sesler yükselir, tavsiyeler verilir; “Toplayıp barınaklara yollayalım”, “O kadar barınak yok, kısırlaştırıp sokaklara salalım”, “Sahiplileri çipleyelim ki sokaklara salamasınlar”.. Çok geçmez unutulur, ta ki bir sonraki vukuata kadar.. 

Sokak hayvanı dediğimiz kesimin nüfusu hakkındaki bilgilerimiz pek kesin değil. Olanlar da Dünya Sağlık Örgütü kaynaklı yorumlar. Ülkemizde bugüne kadar sokak hayvanlarının sayısı konusunda ciddi bir çalışma yapılmamış.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan’ın, Temmuz ayı başında yaptığı açıklamaya bakarak ülkemizde yaklaşık 8 milyon sahipsiz hayvan bulunduğu söylenebilir.

Prof. Arslan’ın açıklamaları kısaca şöyle:

“Yapılan tahminlere göre şehir merkezlerinde sokak hayvanlarının yüzde 75’i kedi, yüzde 25'i köpek iken, kırsal alana geçildikçe bu oran tersine dönüyor.

Ortalıkta bu kadar başıboş hayvan varken ve üreme hızı çok fazla olan kedi ve köpeklerde ülkemizde yapılan toplam kısırlaştırma sayısını da göz önüne aldığımızda bir sonuca ulaşmak mümkün görünmüyor.

Bilimsel çalışmalara göre bir bölgede 6 aylık sürede mevcut hayvanların yüzde 70'i kısırlaştırıldığı takdirde bile, popülasyonun nüfusu ancak sabit kalabilmekte. Yani tek başına kısırlaştırma asla yeterli olamayacaktır."

Amerika’yı yeniden keşfetmenin gereği yok belki de.

Avrupa yönüne adım atan herkesin ağız birliği ettiğine göre, Avrupa ülkeleri bu sorunu çözmüş. Şehirlerinin sokaklarında başıboş sokak hayvanlarına rastlanmıyor. Acaba nasıl yapmışlar da bu sorunu çözmüşler?

Uyguladıkları yöntemleri biz de uygulasak acaba bu kronik sorunumuzu çözemez miyiz? Ve fakat bu yöntemler acaba bizim bünyemize ne kadar uygun?

Diken’de yayınlanan bu konuda yapılmış bir derlemeyi özetlemeye çalışarak sunuyoruz.

İspanya

Ülkede özerk yönetimler ve belediyelerin sorumluluğundaki sahipsiz hayvanlar için gönüllülerin desteğiyle profesyonel maaşlı personel çalışıyor.

Polis veya belediye, sahipsiz hayvanlarla ilgili olaylarda, yetkili birimleri harekete geçiriyor. Ekiplerce barınağa götürülen hayvanlar önce karantinaya alınıyor, sonra da aşılanıp kısırlaştırılıyor.

Yasa gereği evcil hayvanlara çip takılması ve profesyonel kişilerce yasal şekilde çiftleştirilmeyen hayvanların kısırlaştırılması zorunlu.

İspanya parlamentosunda yıl içinde kabul edilen ve 27 Eylül'de yürürlüğe giren ilk "Hayvan Refahı Yasası"yla, hayvanlarını sokağa bırakanlara 45 bin avroya kadar verilen para cezası artırılacak.

Hayvanlara kötü muamelede 200 bin avroya kadar para cezalarına ek 18 aya kadar hapis cezası da getirilecek.

Hayvanların sağlık nedeni dışında uyutulması da yeni yasayla artık ülke genelinde yasaklanıyor.

Fransa

Ülkede “tehlike arz eden” evcil köpek türlerinin, halka açık alanlarda tasmayla dolaştırılması zorunlu. Bu zorunluluk, belediye kararıyla tüm köpekler için geçerli olabiliyor.

Tasmasız gezdirilen hayvanların sahiplerine eğer köpek "tehlikeli" türler arasında ise 150, değilse 38 avroya kadar ceza veriliyor.

Ülkede evcil hayvanların sokağa bırakılması da yasak. Bunu ihlal edenler 3 yıl hapis ve 45 bin avro para cezasına çarptırılıyor.

Fransa'nın genelindeki 800 kadar barınakta terk edilen hayvanlara bakılıyor.

Ancak, barınaklarda zorunlu kısırlaştırma uygulaması yok. Kısırlaştırma kararı merkezlerin kendi inisiyatifine bırakılıyor.

Polis veya belediyeye bildirilen başıboş hayvanlar için belediyenin geçici bakım merkeziyle iletişime geçiliyor.

Bakım merkezine götürülen hayvanda önce mikroçip veya dövme ile yaptırılan zorunlu kimlik numarası olup olmadığı kontrol ediliyor. Kimliği belirlenen hayvanların sahipleri araştırılıyor. 8 iş günü içinde sahiplerince alınmayan hayvanlar, bu merkezlerde kalmaya devam ediyor veya sahiplenilmesi için barınaklı derneklere transfer ediliyor.

Bu merkezlerde veya barınaklarda yer kalmayınca da hayvanlar uyutulabiliyor.

Bu barınaklar, bağışlar ve hayvan sahiplenenlerin ödediği "sahiplenme ücretleri" ile faaliyetlerini gerçekleştirebiliyor.

Yunanistan

Yunanistan'daki sahipsiz hayvanların bakımı, 2021'deki kanunla belediyelerin sorumluluğuna verildi ancak gönüllü kuruluşlar da bu hayvanlara bakmaya devam ediyor.

Meclisten 2021'de geçen evcil hayvanların korunmasına ilişkin yasayla hayvanların sorumluluğu İçişleri Bakanlığına bağlı olarak belediyelere verildi. Buna ek olarak belediyelere sahipsiz hayvanlar için devlet bütçesinden ayrılan pay da artırıldı.

Yasanın bir başka yeniliği de evcil hayvanlar için nüfus kaydı oluşturulması. Böylece, elektronik sistemde her hayvanın bilgisi kayıt altında tutulabiliyor.

Evcil hayvanların kısırlaştırılması da yeni yasayla zorunlu oldu. Bu hayvanların yavrularının kim tarafından sahiplenileceğinin bildirilmesi koşuluyla sadece bir kez yavrulamalarına izin veriliyor.

Yasalar gereği sahipsiz hayvanlar belediyelerce toplanıp, gerekli aşı ve tedavileri yapılınca kısırlaştırılıyor.

Çip de takılan hayvanlar 3 ay barınakta sahiplendirilmeyi bekliyor. Sahiplendirilemeyenlerse tekrar doğal alanlarına bırakılıyor.

Sadece kendi inisiyatifiyle sokakta yaşamayı başaramayacak hayvanlar barınaklarda tutuluyor.

Almanya

Evcil hayvan sayısının 10 milyonu aştığı Almanya'da köpek sahibi olmak vergiye tabi. Devlet, köpek sahiplerinden yılda yaklaşık 400 milyon avro vergi topluyor. Bu vergi miktarı her eyalette değişiklik gösterebiliyor. Eyaletlerde toplanan verginin bir kısmıyla da barınaklar finanse ediliyor.

Ülkede hayvan yetiştirmek için kurallar, hayvanın cinsine göre değişiklik gösteriyor. Örneğin, pitbull gibi saldırgan cinsleri beslemek isteyenlerin, önce polisten özel izin alması sonra da teorik eğitim tamamlayarak ehliyet sahibi olması gerekiyor.

Bu cins köpekler birini ısırınca köpek barınağa götürülüyor, sahibinin ruhsatı iptal edilirken, hayvanı yeniden sahiplenmesine de izin verilmiyor.

Dışarıda sahipsiz hayvan gören veya hayvanı kaybolanlar, polise ya da hayvan barınağına haber veriyor. Barınaklara götürülen hayvanlar genelde evcil hayvan bakmaktan vazgeçen kişilerin terk ettiği, kaybolan, insanlara zarar verdiği için zorla alıkonan ruhsatlı ve illegal şekilde ülkeye sokulmaya çalışılırken gümrüklerde yakalanan hayvanlardan oluşuyor.

Barınağa getirilenlerde ilk olarak çipe bakılıp sahibi tespit ediliyor. Sahibi bulunmazsa ya da sahipsizse hayvan 6 ay barınakta tutuluyor.

Alman Hayvan Refahı Yasası gereğince de hiçbir hayvan, ağır hastalığı olmadığı sürece uyutulmuyor.

İngiltere

Hanelerin yaklaşık yüzde 44'ünün evcil hayvanı olduğu İngiltere'de köpeklere, sahibinin bilgilerini içeren mikroçip takmak zorunlu.

Sokakta sahipsiz köpek bulanlar, belediye ya da sahipsiz hayvanlara yardım eden sivil toplum örgütlerine haber veriyor.

Yasalara göre, belediye yetkililerince toplanan sahipsiz köpekler, gerekli bakım ve kontrollerin ardından varsa belediye barınaklarına, yoksa barınakları bulunan örgüt ya da derneklere teslim ediliyor.

Bir hafta boyunca köpeğin sahibi aranıyor. Bu süreçte sahibine ulaşılamayan, bir dernek barınağına alınamayan ya da üçüncü bir kişi tarafından sahiplenilmeyen köpekler uyutuluyor.

İngiltere'de günlük ortalama 21 köpeğin uyutulduğu düşünülüyor.

Estonya

Estonya'da çoğu kişi köpeklerini kısırlaştırıp mikroçip taktığı için başıboş köpekler neredeyse hiç yok.

Ülkedeki sahipsiz hayvanlara ilişkin yasa neticesinde, sokaklardaki başıboş hayvanların toplanması zorunlu.

Yakalanan hayvanın sahibi tespit edilemezse ve yeni bir yuva bulunamazsa uyutuluyor ancak bunun için 2 hafta beklemek gerekiyor.

Barınakların belirlenen sürede sahibi bulunamayan hayvanların masraflarını daha fazla karşılayamadığı durumlarda hayvan uyutulabiliyor.

Letonya

Yasalara göre, ülkedeki yerel yönetimler, barınak kuruyor, hayvanların bakımını sağlıyor ve sahipsiz hayvanların barınması ve bakımı için gerçek veya tüzel kişilerin gözetiminde hayvan barınaklarıyla anlaşmalar yapıyor.

Letonya'da Hayvanları Koruma Kanunu'nun 50'nci maddesine göre, hayvanın tedavi edilemez bir hastalığı varsa, yaşlanma sürecinde geri dönüşü olmayan sağlık durumları ortaya çıkmışsa, saldırganlığı nedeniyle insanlar veya diğer hayvanlar için tehlikeli hale gelmişse, bulaşıcı hastalıklarla mücadele programına alınmışsa veya hayvan sahibi talep etmişse uyutuluyor.

Barınaktaki 14 günlük sürede eski sahibi bulunamamış veya sahiplendirilememiş sokak hayvanını 15'inci günden itibaren uyutmak, yasal bir hak olarak öne çıkıyor.

Polonya

Polonya'da sahipsiz hayvanlara ilişkin durumlar belediyelerin sorumluluğunda. Vatandaşlar, sokakta sahipsiz hayvan görmeleri durumunda "Eko Patrol" adlı belediyenin özel ekiplerini arıyor.

Bu ekipler, yakalanan hayvanda çip kontrolü yapıyor. Hayvanda çip varsa sahibine iade edilmesi sağlanıyor. Çip bulunmayanlara ise çip takılmasının ardından 2 haftalık karantina, aşılama ve kısırlaştırma uygulanıyor. Bu uygulamaların ardından hayvanlar barınaklara yerleştiriliyor.

Ülke genelinde sokak hayvanları için yaklaşık 230 barınak bulunuyor. Bunlardan 105'i belediyeler, 73'ü girişimciler, 52'si de hayvan koruma kuruluşlarınca yönetiliyor.

Polonya yasalarına göre bir hayvanı uyutmak, çok geçerli bir sebep olmadıkça uygulanmıyor.

Barınağa getirilen hayvan ancak, tedavi edilemeyecek bir yaraya sahipse, kurtulamayacağı hastalığı varsa, görme engelli bir yavruysa veya çevreye tehdit oluşturuyorsa uyutulabiliyor.

Hayvanlara eziyet edenler para cezasına çarptırılabiliyor hatta iki yıla kadar hapisle cezalandırılabiliyor. Kanunda hayvana uygulanan kasıtlı şiddet için "özel zulüm" kavramı yer alıyor.

İsviçre

İsviçre, 1992'de hayvanların onurunun korunmasını garanti eden bir hükümle hayvanları anayasal olarak tanıyan ilk ülke oldu. Bununla, hayvanların "onurunu ve refahını aşağılamak" kanunen yasaklandı.

Bunun gibi hayvan haklarıyla ilgili çalışmalar, hayvanların takibi ve kısırlaştırma gibi tedbirlerle ülkenin bazı bölümlerindeki yaklaşık 300 bin sahipsiz kedi dışında başıboş hayvana genelde rastlanmıyor.

Köpekler için mikroçip takılması ve bilgilerin veri bankası "AMICUS"a kayıt zorunluluğunun, sahipsiz kediler için de uygulanmasıyla bu sorunun çözüleceği düşünülüyor.

Sokaklardaki sahipsiz hayvanlar ekiplerce toplanıp barınağa getirildiğinde, sahibinin gelip onu alması için 2 ay bekleniyor. Eğer bu sürede sahibi bulunmazsa o hayvan sahiplendirilmek üzere başkasına verilebiliyor.

Barınaklarda sahiplendirilemeyen hayvanların uyutulması yöntemine başvurulmuyor.

Bu uygulama sadece aşırı saldırgan ve hasta hayvanlar için gerçekleştiriliyor.

İsviçre'de devlete ait barınak bulunmuyor. Tüm hayvan barınakları, özel kuruluşlar veya sivil toplum kuruluşlarınca yönetiliyor.

Bağışçılar ve gönüllüler tarafından finanse edilen barınaklar, belediyeler ve hükümetle projelere dayanan anlaşmalar yapabiliyor.

Sokağa hayvan bırakanlar ve hayvanlarını terk edenler için cezai yaptırımlar uygulanıyor. Bu cezalar kantondan kantona değişiklik gösterirken, para ve teorik olarak hapis olarak değişebiliyor.

İtalya

İtalya, hayvanların sahipsiz kalmaması, kötü muamele görmemesi, kısırlaştırılması, yeniden sahiplendirilene kadar barınaklarda bakılması, hayvanların deneysel testlerde kullanılmasının yasaklanması ve sadece tedavi edilemeyenlerin uyutulması için 1991'de 9 maddeden oluşan "281" numaralı yasayı çıkardı.

Bu yasa ve sonrasında yapılan ek düzenlemelerle, hayvanlara kötü muamelede bulunanlar, 3 aydan 18 aya kadar hapis cezası ya da 5 bin ile 30 bin avro arasında para cezasına çarptırılıyor.

Ayrıca yasayla, belediyeler daha önce köpeklerin belli bir süre tutulup uyutuldukları barınakları, onların rehabilite edilebileceği yerlere dönüştürdü.

Ülkede, güvenlik güçlerince yakalanan hayvan ilk olarak veterinere götürülüyor. Burada sağlık taramasından geçirilip herhangi bir çipi olup olmadığına bakılıyor. Hayvanın çipi varsa sahibine ulaşılmaya çalışılıyor. Çipi olmayanlar ise 281 numaralı yasa kapsamında bölge ya da yerel yönetimler tarafından fonlanan barınaklara ya da özel kuruluşlara ait olanlara gönderiliyor.

Söz konusu hayvan, sahibi tarafından terk edilmişse veya sahibi ceza ödemeye razı olup hayvanı yine de almıyorsa, hayvanı 60 günün sonunda başka biri sahiplenebiliyor.

Sahiplendirilemeyen hayvanlar ise barınaklarda kalmaya devam ediyor.

Sadece sağlık durumu ya da agresiflik durumu olup evcilleştirilmeyen hayvanlar ilgili mercilerin onayı doğrultusunda uyutulabiliyor.

Belçika

Belçika'da sahipsiz hayvan sorununun çözülmesindeki ana etken barınaklar iken, 25 yıldır köpeklere zorunlu olarak çip takılması, polisle barınaklar arasındaki iş birliği ve cezai yaptırımlar da büyük rol oynuyor.

Polisler, bulunan sahipsiz köpeklerin öncelikle çiplerini inceleyerek, sahiplerine ulaşmak için süreç başlatıyor ve köpekleri bulundukları bölgeye en yakın barınağa götürüyor. Barınakta köpeklerin sahipleri 15 gün boyunca aranıyor. 16'ncı gün ise köpekler, sahiplendirilecek hayvan kategorisine alınıyor.

Ülkedeki barınaklar, yardımseverlerin bağışlarıyla finanse ediliyor. Bölgesel hükümetler de vatandaşların barınaklardan hayvan sahiplenmesini teşvik için bütçe ayırıyor ve kampanyalar düzenliyor.

Öte yandan, ülkede köpeklerin kısırlaştırılması zorunlu değil. Bu yüzden hayvanseverler, kediler gibi köpeklerin de kısırlaştırılmasının zorunlu olması için mücadele ediyor.

Hayvanların uyutulması da yalnızca tıbbi nedenlerle mümkün oluyor.

Belçika'da hayvanlarla ilgili daha sonra güncellenen 14 Ağustos 1986 tarihli kanuna göre; evcil hayvanı ondan kurtulmak maksadıyla sokağa terk etmenin cezası "1 aydan 3 aya hapis ve 52 avrodan 2 bin avroya para" olarak belirleniyor.

Ayrıca suçun 3 yıl içinde tekrarlanması durumunda hapis cezalarının iki katına, para cezalarının 5 bin avroya, kötü muamele veya ciddi ihmal durumunda ise 12 bin 500 avroya çıkarılması öngörülüyor.

İsveç

İsveç'te 2001'den bu yana takılması zorunlu elektronik çiple kayıt altına alınan 1 milyon köpekten 200 binine yakını, dernekler çatısındaki barınaklarda bulunuyor.

Barınaklardaki bu başıboş hayvanların sahipleri bulunsa bile bazı durumlarda sahibine teslim edilmeyerek hayvana ömrünün sonuna dek barınaklarda bakılıyor.

Ülkede, 1908'den itibaren derneklerin açtığı barınaklar sayesinde köpeklerin kayıt altına alınması ve sahiplenilmesi sağlanıyor.

İsveç'te belediye, polis ve barınaklar sahipsiz hayvanlarla ilgili koordineli şekilde çalışıyor. Sokakta başıboş köpek görüldüğünde polis, hayvanı alarak en yakın barınağa götürüyor. Barınaklar sahipsiz hayvanlar için 24 saat hizmet veriyor. Hayvanlar barınakta sağlık kontrollerinden geçiriliyor.

Köpeğin sahibi bulunsa dahi eğer barınak bu kişinin köpeğe bakamayacak durumda olduğuna karar verirse, köpek sahibine verilmiyor.

Barınaklarda yeniden sahiplendirilemeyen köpekler, hayatlarının sonuna dek orada yaşayabiliyor.

2007'de çıkarılan yasaya göre de köpekler hastalık ya da yaşlılığa bağlı acı çekmesi veya insanlara zarar vermesi durumunda belediyelerin izniyle uyutuluyor.

Kaynak için tıklayınız

Bu haberleri de okumak isteyebilirsiniz :

Bu sayfadaki yazıların tüm hakları ilackonusu.com.tr'ye aittir.

"www.ilackonusu.com.tr" biçiminde açık kaynak gösterilmek kaydıyla (link verilerek) içerik kullanılabilir.

Açık kaynak göstermeden (link vermeden) yapılan alıntılar için yasal takip yapılacaktır.